CEZA HUKUKU DAVALARI

Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğin araştırılıp suçluların cezalandırılması ve bu sayede kamu düzeninin sağlanmasıdır. Ceza Muhakemesi Hukukunda sayılan bazı koruma tedbirlerini, yakalama, el koyma, arama, telefon ve ortam dinlemesi tutuklama şeklindedir.  Bu tedbirlere itiraz hakkı bulunmaktadır. Koruma tedbirlerine itiraz, şüphelinin bizzat kendisi veya avukatı tarafından yapılabilir. Soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında sanık veya şüpheli, bir veya bir veya birden fazla müdafiinin (avukatın) yardımından yararlanabilir. Bu süreçte savunma yapan avukata halk arasında ceza avukatı veya ağır ceza avukatı dendiğini görmekteyiz. Hukuk büromuz, ceza hukuku alanında uzman avukat kadrosu ile ceza yargılaması sürecine katılan taraflara hukuki yardım sunmaktadır.

Ceza Hukukuna İlişkin Hizmetlerimiz

  • Şikayet dilekçesi ve eklerinin hazırlanması
  • Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunulması
  • Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Sulh Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Savcılıklarca verilen takipsizlik kararlarına itiraz edilmesi
  • Tutuklama kararlarına itiraz edilmesi
  • Temyiz dilekçesi hazırlanması
  • Cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapılması
  • İstinaf, temyiz ve kararın düzeltilmesi başvuruları

KAMU DAVASI NE DEMEKTİR?

“Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” (CMK m.160/1).

“Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar.” (CMK m.170/2). “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” (CMK 172/1). Bazı hallerde cumhuriyet savcısı kamu davası açmaz ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verir. KYOK ne demek şeklindeki sorunun cevabı Kovuşturmaya Yer Olmadığına ilişkin Karar’dır.

Kamu Davası Nasıl Açılır?

Kamu davasını açma görevi Cumhuriyet savcısına aittir. Savcı, kamu davasını bir iddianame düzenleyerek görevli ve yetkili mahkemede açar.

Kamu davasını açan iddianamede şu hususlar yer almalıdır (CMK 170):

  • Şüphelinin kimliği,
  • Şüphelinin müdafii (avukatı),
  • Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
  • Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
  • Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
  • Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
  • Şikâyetin yapıldığı tarih,
  • Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
  • Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
  • Suçun delilleri,
  • Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri.

Kamu Davasında Şikayet ve Şikayetten Vazgeçme

Takibi şikayete bağlı suçlar, TCK’de tek tek sayılmıştır. Takibi şikayete bağlı suçlarda kamu davası açılması mağdur veya suçtan zarar görenin şikayet başvurusu yapmasına bağlıdır. Şikayet başvurusu üzerine, Cumhuriyet savcısı soruşturma başlatarak suç işlendiğine ilişkin yeterli şüphe görürse bir iddianame düzenleyerek ceza mahkemesine kamu davası açar.

Takibi Şikayete Bağlı Suçlar Nedir?

Takibi şikayete bağlı suçlar, işlenen bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesi için suç mağdurunun veya suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olmasının arandığı suçlardır. Şikayet hakkı, bir suçun savcılık tarafından soruşturulması veya mahkeme tarafından kovuşturulması için zarar gören veya mağdura tanınan kişiye sıkı surette bağlı bir kamu hukuku hakkıdır. Şikayetçi, gerçek kişi olabileceği gibi şirket, vakıf, dernek vb. gibi bir tüzel kişi de olabilir. Tüzel kişiler şikayet hakkını yetkili organları vasıtasıyla kullanır. Şikayet hakkını bizzat hak sahibi kullanmalıdır, bu hak mirasçılara geçmez. Ancak, müşteki şikayet hakkını bizzat kullandıktan sonra vefat ederse, mirasçıları açılan ceza davasına müdahil (katılan) sıfatıyla katılabilirler.